29 Ekim 2008 Çarşamba

Sensiz 460..

video

31.10.2008 Cuma günü kardeş sıfatını fazlasıyla hak eden Turgut biraderimizi, canımızı, kanımızı vatani göreve yolluyoruz..
Yeri geldi sevindik, yeri geldi üzüldük, sabahladık, çok nadiren birbirimizi kırdık ama hiçbir zaman birbirimizi* yarı yolda bırakmadık..
Gider ayak yapılanları çok fazla taktığınında , 'diğerleri neyse de' diye başladığın cümlelerinin de farkındayım birader; biz* alışkın değilmiyiz sahte dostluklara ?
Kaybeden sen değilsin diye defalarca tekrarladım haklıydım, ama sen de haklısın haketmemiştin..
Siktir olup gidenlere* inat 'sonu yok bu kardeşliğin' diyerek kalanlarla tribünde ve hayatta omuz omuza verip sevincide üzüntüyüde paylaşmaya devam edeceğiz..
Daha çok birayla meyve suyu tokuşturacağız, sabahlayacağız, dertleşeceğiz..
Hayırlısıysa teskereni alıp dön, hayatımda ilk defa senin için içeceğim ulAn !

Allah yar ve yardımcın olsun 'gölcüğün yüz karası'*...
..

16 Ekim 2008 Perşembe

Galatasaray'da Oligarsi kalksin!

Bu yazida Galatasaray’in ve Bayern Münih’in üyelik sistemlerini karsilastiracagim.
Eminimki herkes farki anlayacak…
Üyelerin senelik aidatlarindan baslayalim. Galatasaray’da 100 ytl olan aidat Bayern Münihde 50 Euro (95,5 YTL) ama 24 yasindan kücük ve 65 yasindan büyüklere (ki bu yas grubu göründügü gibi Galatasaray’da baya yaygin) 25 Euro (47,75 YTL).
Buraya kadar pek bir fark yok ama en önemli fark giris ücretinde. Galatasaray’da liselilere ve digerlerine ayriliyor bu ücretler. Galatasaray lisesi mezunlarina 600 YTL olan bu ücret liselilerin aile bireylerine 2500 YTL. Galatasarayin sporcularindan da 1250 YTL aliniyor. Diger kisilerden (maalesef pek istenilmeyen kisiler oluyor bunlar kulüpte) ise 10.000 YTL !!! ücret isteniyor. Bayern Münihin üyelige giris ücreti ise hic kiyaslanilmayacak sekilde… sadece 3 Euro. Sifirlari unutmadim, hayir sadece 3 Euro, o da formaliteleri karsilamak icin: zarf, pul vs.
Sadece ücretlerde fark yok üyelik basvuru formlarini karsilastirinca da göreceksinizki Alman ekibi ne cok daha kolay üye olunabiliyor, sadece isim, adres ve hesap bilgileri lazimken Galatasaray a üye olan iki kisi imzalamasi lazim üye basvurusunu yapan kisinin yararli olacagina dair.
Demek ki sadece tanidiklarla üye olunuyor Galatasaray’a ve sadece 6565 kisi herseyini belirliyor kulübün. Bayern Münihin 100 bin den fazla üyesi var ama Galatasaray’in on da bir taraftari vardir. Bu büyük celiski kalkmadan, Galatasaray halka acilmadan dünya kulübü olmak zor.
Umarim Adnan Polat bu liseci zihniyete karsi gelebilir ve üyeligi her Galatasarayliya acar.

Senin için ölmek ne ki..!

Sevgili arkadaşlar;
Her birinize teker teker teşekkür ediyorum!Geçen sezon play off finalinde söylemiştim "HAKETTİĞİMİZİN PEŞİNDEYİZ!" diye...
Hak ettiğimiz...
Bütün yaz geçmek bilmedi hak ettiğimizi beklerken. Maç tarihi yaklaştıkça sizlerin artan coşkunuza şahit oldukça heyecanım, sabırsızlığım her geçen gün arttı! Biz sizi, siz bizi nasıl bir coşkuyla inandırmışız ki sezon başı olması, hazır olmamamız, eksik yabancılarımız vs hiçbirisi sonuca olan inancımı etkilemedi.
Sadece cumartesiyi bekledim, tribünde sizleri görebilmeyi, sizlerle kenetlenebilmeyi, elimden geldiğince sizlere layık olabilmeyi...
11.10.2008...
Her biriniz kendi imkanlarınız ile İstanbuldan Adanadan İngiltereden Eskişehirden Ankaradan İzmirden ve daha kimbilir nerelerden yola koyulup yanımıza geldiniz. Maç boyunca hiç susmadan bağırdınız, sesleriniz kısıldı elleriniz acıdı hatta duyduğum sandalyelerinden düşenleriniz oldu...
Her biriniz tribünde her birimiz sahada Alpaslan abimizin arzusunu yerine getirmek için mücadelemizi verdik. Biryandan da rakip takım taraftarına da acımızı paylaştıkları ve maçta açmış oldukları pankart için çok teşekkür ediyorum.Geçtiğimiz sezona bize yakışan bir şekilde son noktayı koyduğumuza inanıyorum.
Saat 15.44...
Üzerimde parçalı formam, boynumda madalyam, elimde Cumhurbaşkanlığı Kupamız...
O an yaşadığım mutluluğun tarifini yapmam mümkün değil. Ancak bundan daha da büyük bir mutluluk var ki ne madalya ne de kupa ile taçlandırılamaz...
Maçın bitiş düdüğü ile birlikte kafamı kaldırdığım da gördüğüm, tribündeki bizlerin yüzlerindeki gülümseme gözlerindeki mutluluk...
O duyguyu yaşamak var ya...
Sahaya çıktığımız ilk andan maç sonuna kadar sizlerin coşkusunu, inancını duymak, hissetmek sizlerden güç almak var ya...
Ah be Galatasaray...
Senin için ölmek ne ki, senin için yaşamak var ya...
Bizler formamızın hakkını verebilmek için sahada mücadele ederken, yanımızda olup bize güç veren her birinize sonsuz teşekkürler...

Işıl Alben

15 Ekim 2008 Çarşamba

Ankara Kaç Saat?


İtiraf ediyoruz hepimiz düşündük giderken. Doğru demişler ama; Su akıyor yatağını buluyor en sonunda. Seviyorum ataları.

Otobüse binmek için beklediğimiz 5 saat, otobüste 6 saat; kaba hesap yarım günde ulaştık başkente. Bu bizim hikayemiz sahadaki aslanlarınki ise apayrı. Bilmiyorum şeytan tüyü mü var kan mı çekiyor güçlü Galatasaray takımı görmek mi hoşumuza gidiyor ama bir şeyler bizi bu takıma çekiyor. Rakip Fenerbahçeymiş, Beşiktaşmış güç gösterisi için orada değildik. Galatasaray kazanınca gülen, kaybedince üzülen içimizden birileri bize ihtiyaç duyuyordu. Aslında desteğe de gerek yoktu maçı saraçoğlunda 50bin taraftarının önünde oynatsalar yine bizim kızlarımız yenerdi. Biz onların ellerinde yükselen kupayı görmeye, Şampiyonluk kutlamasında da, Abimizin cenazesinde de taraftarıyla omuz omuza yürüyen acıyı mutluğu paylaştığımız BANDIERA başta olmak üzere diğer kızlarımızın mutluluğunu paylaşmaya gittik oraya. Beklediğimiz oldu; Yenilmez ARMADA canlanıyor.
Çoğu anlamıyor ama -aslında bende anlamıyorum da- bu takım bizim gözlerimizi dolduruyor, tüylerimizi ürpertiyor. Yenilmez Armada dönemlerininde canlı tanığı değiliz ne oluyor bilmiyorum ama kurcalamayada gerek yok biz Metin Oktay'ı da 14 seneyi bilmesekte dolu gözlerle dinleyen kuşağız.

Son sözüm Roma taraftarına;
Ayık olun gençler, sizin Tottininîz varsa bizimde Işılımız var. a34

ÖĞRENDİM

Hayatım da ilk önce SEVMEYİ öğrendim,çünkü sevdikçe kendimi hissettiğimi öğrendim.

AFFETMENİN ne olduğunu anladım ve affetmenin aslında yeni insanlar kazandırdığını gördüm..

Bir gün geçmişime baktım da PİŞMANLIĞIMDAN üzülmediğimi gördüm,bunları ben yaşadım çünkü....

Birisini HATIRLAMANIN aslında ufak bir telefon görüşmesi kadar basit olduğunu biliyorum artık!

Aslında BANA DEĞER VEREN İNSANLARIN çok yakınımda fakat gözlerimin hep uzaklarda olduğunu anladım..

Birisini kırdıktan sonra ÖZÜR DİLEMENİN aslında beni ben yaptığını anladım.

SEN BENİM İÇİN ÖNEMLİSİN kelimesinin verilecek en büyük hediye olduğunu buldum.

Bir yerden sonra KELİMELERİN mana ifade etmediğini biliyorum.

Sahilde yürür ve düşünürken birilerinin de beni DÜŞÜNDÜĞÜ duygusu beni sevindiriyor.

MUTLU OLMANIN aslında bir kedinin güzel bir anini yakalamak kadar basit olduğunu anladım.

KAÇIRDIĞIM FIRSATLARIN aslında bana yeni fırsatlar yarattığını gördüm.

Yıldızların benim için parladığını görmeyen gözlerim,gün geldi HAYATIMDAN YILDIZLARIN gömüldüğü maziyi unutması gerektiğini anladım!

GÖZLERİN kelimelerden daha önemli olduğunu ve yalan söylemediklerini biliyorum.

Hayatımda YANIMDA GÖRMEK istediklerimi yanımda göreceğim çünkü onların bana değer verdiklerini biliyorum.

TELEFONUN 160 karakterine üzüntünün,mutluluğun,yıkıntının sığdığını gördüm. YASAMIN YASAMAYA DEĞER OLDUĞUNU VE İSTERSEM MUTLU OLACAĞIMI ÖĞRENDİM...